Author Defne Suman

Hakkında

Kitapları küçük yaşımda keşfettim ve annemin bana ilk jurnalimi armağan ettiği günden beri yazıyorum. Edebiyat en yakın dostlarımdan biri oldu hep. Çocukluğumun büyük bir kısmı gerçek dünyada değil de edebi olanda geçti. Buna rağmen yazarlığı hiç hayal etmedim. İstanbul’da doğdum. Doğu Ekspresi’nin son durağı olan kentim bence büyülü bir yerdi. Doğu’yla Batı’nın tam orta yerinde büyüdüğüm için olsa gerek çocukluğum süresince her iki dünyayı gezmeyi, uzak memleketlerde mesken tutmayı düşledim.

Tüm hayallerim cebimde, on yedi yaşındayken Boğaziçi Üniversitesi’ne girdim. Sosyoloji Bölümü’nde sıkı bir eğitim gördüm. Lisans diplomamı elime aldığımda düşlediğim hayata nasıl geçeceğimi hâlâ bilmiyordum. Bu yüzden de üniversitede biraz daha kalmaya karar verdim ve yüksek lisans programına yazıldım. Onu da bitirdiğimde feminist kuramdan şarkiyatçılığa, post-sömürgecilikten post-modernizme, toplumsal hareketlerden araştırma yöntemlerine kadar pek çok konuda bilgi sahibiydim ama hâlâ çocukluk hayallerimi süsleyen serüven ufukta belirmemişti.

Ufukta beliren tek şey ABD’nin prestijli üniversitelerinden biri olan UCLA’in sosyal antropoloji bölümünde tam burslu doktora programıydı. Ben, düşlerinde dünyanın uzak köşelerine seyahat eden biri olsam da, hakikatte o güne kadar şehrimin Bizans surlarından dışarı pek çıkmamıştım.

Amerika’ya gidip akademisyen mi olsam yoksa başka bir şey mi yapsam (ama ne?) diye diye kararsızlık çektiğim uzun ayların sonunda, yirmi sekiz yaşındayken sırtımda bir çanta ile İstanbul’dan ayrıldım ve dümeni Tayland’a kırdım. Bana hayallerimi benden başka kimse veremezdi. Bunu anlamıştım.

Sonraki on yılda dünyayı gezdim. Tayland’da yoga öğrendim. Anlamlı ve tatminkâr bir yaşam için enerjimi ne yönde kullanmam gerektiğini yoga sırasında içime bakarak öğrendim. Yine yoga sayesinde yazılarımı bir yayınevine götürmeye de cesaret ettim. Türkiye’ye döndükten kısa bir süre sonra ilk kitabım Mavi Orman’ı elime aldım.

O zamandan bu yana yazdıklarım pek çok kişinin yoluna ışık tuttu. Özellikle de geleneksel yapıların cenderesine sıkışmış genç kadınlar kitaplarımdan ilham alıp alternatif yaşamlara yelken açtılar.

Romanlar, öyküler ve varoluşun kör noktalarını araştırdığım yazılar yazıyorum. Bu kör noktalar aile sırlarına bağlanıyor ya da Türkiye tarihinin susturulmuş parçalarına. Tüm metinlerimde sürgün, hafıza, yerinden edilme ve azınlıkların perspektifi yer alır. Dünyanın birçok noktasındaki yayınevleri kitaplarımı basmaya değer gördükleri için kıvanç duyuyorum. Kitaplarım Yunancadan Malayalama, Norveçceden Farsçaya kadar pek çok farklı dile tercüme ediliyor.

İngilizcedeki ilk kitabım Betsy Göksel’in tercüme ettiği ve The Silence of Scheherazade adıyla yayımlanacak olan Emanet Zaman. Bu kitap dünyanın en güzel kozmopolit kentlerinden birinin, Smyrna diye de bilinen eski İzmir’in yok edilişini konu alıyor.

The Silence of Scheherazade İngiltere’de Ağustos 2021’de, ABD ve Kanada’da ise Eylül 2021’de çıkacak.

Masamda ya da bir kahve köşesinde yazmadığım zamanlarda İstanbul ile Atina arasında seyahat ediyorum veya Ege’nin mavi sularında yüzüyorum. Okurlarımı tanımak benim için daima büyük bir zevktir. Lütfen bana yazın veya sosyal medya üzerinden beni takip edin. Görüşmek üzere!

Defne Suman’dan haber almak istiyorum:

Profesyonel Özgeçmiş:

Defne Suman İstanbul’da doğdu ve Büyükada’da büyüdü. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı. Uzakdoğu’da gönüllü öğretmen olarak çalıştı. Burada doğu maneviyatını öğrenmeye ve yazmaya başladı. Çalışmalarına ABD’nin Oregon eyaletinde devam etti. Şimdi Atina’da kocası ve kedileriyle yaşıyor. Romanları dünya dillerine tercüme edilmekte. Betsy Göksel’in tercümesiyle The Silence of Scheherazade adıyla yayımlanacak olan Emanet Zaman İngilizcedeki ilk kitabıdır.

Author Defne Suman
Author Defne Suman
Author Defne Suman